Erkin KORAY:

    Türk Rock müziğinin babası Erkin Koray, 24 Haziran 1941'de İstanbul'da dünyaya geldi. Annesi Vecihe Koray, Belediye Konservatuarında piyano öğretmeni olarak çalışıyordu ve müzisyen bir anneye sahip olmak, kendisinin ve kardeşi Korkut Koray'ın ufak yaşlarda müzikle tanışmalarında önemli rol oynadı. Annesinden 7 yaş civarlarında almaya başladığı piyano dersleri ile müzikle ilgilenmeye başlayan Erkin Koray'ın rock'n'roll'a karşı olan yakın ilgisi, ortaöğrenimini gerçekleştirdiği Alman Lisesi sıralarındayken başlamıştı ve bu dönemlerde rock'n'roll tarzında ilk konserini Galatasaray Lisesi'nde verdi. Liseyi bitirince atom mühendisi olma gibi düşünceleri olan Koray'ın bir yandan da rock'n'roll tutkusu peşini bırakmıyordu.  Sonunda müzik daha aðýr bastý ve  okulu bitirir bitirmez evi terkedip hayatýný müzikten kazanmak üzere yola koyuldu. Bu dönemlerde Türkiye'de insanlarýn elinde gitar bulunmasý, hele bir de elektrogitar bulunmasý çok nadir rastlanan bir olaydý ve Erkin Koray bir þekilde eline geçen ilk gitarlarla kendi kendine çalýþmaya baþladý. 1960'larýn ilk dönemlerinde Erkin Koray, aralarýnda davulda kardeþi Korkut Koray'ýn da bulunduðu Erkin Koray ve Ritmcileri isimli grubuyla, kendisinin gitar çalýp söylediði ve rock'n'roll çaldýklarý bar ve klüp programlarý yapýyordu. Daha sonra kendisine gelen 45'lik doldurma teklifini kabul eden Koray, ilk 45'liði "Bir Eylül Akþamý/It's So Long"u kaydetti. Bu plaðýn özellikle B yüzünde bulunan It's So Long'un, Ýngiltere'de Beatles'ýn öncülük ettiði Beat müziði özelliklerini taþýmasý ve Beatles'ýn ilk plaðý "Love Me Do" ile hemen hemen ayný tarihte piyasaya sürülmüþ olmasý, yani Koray'ýn bu tarzý Beatles'tan hiç bir þekilde etkilenmeden kendi içinden geldiði gibi ortaya çýkarmýþ olmasý bir hayli ilginçtir.
      Bu 45'likten sonra askere giden Erkin Koray, askerden döndükten sonra bir süre daha Ýngilizce çalýþmalarýna ve klüp programlarýna devam etti. Bu programlarýn birine seyirci olarak gelmiþ olan Ýstanbul Plak yetkililerince fark edilen Koray, 1967 yýlýnda ülke çapýnda üne kavuþmasýnda büyük rol oynayan "Kýzlarý da Alýn Askere" isimli 45'liðini çýkarttý. Bu plakta çalan grup Erkin Koray Dörtlüsü grubuydu. Erkin Koray bu grupla baþka çalýþmalarda da bulundu; hatta 1968 yýlýnda Altýn Mikrofon yarýþmasýna girip dördüncülük aldý. Bu dönemler ilerlerken Koray, uzun süreden beri saçýna makas vurdurmadýðý için Türkiye'ye göre o dönemler gayet marjinal gelen bu davranýþtan ötürü oldukça tepki alýyordu . Sene 1970'e geldiðinde, çok daha ciddi anlamda rock ve özellikle  Türkiye'ye göre son derece "Underground" kalan bir müzik yaptýklarý grup olan Yeraltý Dörtlüsü'nü kurdu. Aslýnda Erkin Koray'ýn bu grupla beraber çaldýðý þarkýlar dönemin popüler þarký ve türkülerinin aranjmanlarýndan baþka birþey deðildi ama ne aranjman! Koray dönemin türkü, türk sanat müziði gibi eserlerini Underground tarzda yorumluyordu. Bunu yaparken grubuyla kiraladýðý komün evlerinde batý rock müzikleri ve doðu müzikleri hakkýnda çok ciddi araþtýrmalar yapýyorlar ve yaptýklarý çalýþmalarda doðunun ve batýnýn müziklerini sentezliyorladý. Bunlara örnek olarak 1970 yýlýnda aranjmanýný yaptýðý dönemin popüler Neþet Ertaþ türküsü  "Kendim Ettim Kendim Buldum" (Bu parçanýn aranjmanýný ayný sene içerisinde Cem Karaca da yapmýþtý), türk sanat müziði olarak "Nihansýn Dideden","Kýskanýrým", "Ýstemem", Anadolu Rock olarak "Köprüden Geçti Gelin" verilebilir. Bu aranjmanlarýn yanýsýra, grubun tamamen kendilerine ait olan ve batýnýn psychedelic rock gruplarý ile yarýþacak nitelikte olan "Meçhul", "Gel Bak Ne Söyliycem", "Gün Doðmuyor", "Ýlahi Morluk" gibi çalýþmalarý da mevcuttur. Yeraltý Dörtlüsü psychedelic rock yaparken yararlandýklarý en büyük avantaj, batýdaki Pink Floyd,Grateful Dead gibi psychedelic rock gruplarýndan daha doðuda bir ülkede yaþamalarýydý.
      Dönemin Avrupalý çoðu rock müzisyeninin doðu mistisizmine ve de özellikle Hindistan'a meraký vardý ve bu meraký müziklerine de bol miktarda yansýtýyorladý. Bunun en önemli örneklerinden birisi Beatles'ýn önce "Norwegian Wood" adlý 45'liklerinde, daha sonra da "Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band" albümlerinin "Within You Without You" parçasýnda "Sitar" kullanmasýydý. Sitar kökeni doðudan gelen bir enstrümandý ve bu enstrümaný Ýngiltere'de Beatles; Türkiye'de ise o dönemlerde Rock Müziði ile oldukça ilgili bir müzisyen olan  "Orhan Gencebay" kullanýyordu. O dönemlerde Erkin Koray ve Orhan Gencebay birbirlerinin müziklerinden ve fikirlerinden son derece etkilenmiþ oldukça iyi iki arkadaþtý ve bol miktarda fikir alýþveriþleri yapýyorlardý. Zaten  Erkin Koray'ýn 1974 ve sonrasý doðu müziði etkilenimli çalýþmalarý da bu fikir alýþveriþlerinin meyvalarýydý. Yeraltý Dörtlüsü macerasýný 1971'e kadar sürdüren Koray, 1971'de grubu daðýtýp John Lennon'la olan efsanevi görüþmesini gerçekleþtirmek ve orada bir süre macera yaþamak amacýyla Fransa'ya gitti. Fransa dönüþünde yeni bir grup arayýþýna giren Koray, 70'lerdeki ikinci grubu "Erkin Koray Supergroup"u kurdu. Bu grupla rock müzik piyasasýna iki adet çok saðlam 45'lik kazandýrdý Koray.  Supergroup'un yaptýðý çalýþmalardan özellikle deðinmek istediðim "Yaðmur", o dönemlerde genelde Orhan Gencebay bestelerini yorumlayan Mine Koþan'ýn da söylediði bir Vedat Yýldýrýmbora bestesiydi  Erkin Koray'ýn ellerinde þahane bir psychedelic rock parçasýna dönüþen bu aranjman, Orhan Gencebay tarzýndaki besteler ile psychedelic rock'ýn ne kadar uyumlu olduðunun en güzel örneklerinden birisidir. Erkin Koray Supergroup 1972 yazýna kadar çalýþmalarýný devam ettirdikten sonra daðýldý.
      Grubun daðýlmasýndan çok kýsa bir süre sonra Koray, "TER" adlý yeni bir grup kurdu. Erkin Koray bu grupla daha önce yapmadýðý kadar underground çalýþmalara yönelmek istiyordu. Bunu da bu grupla çýkarttýðý "Hor Görme Garibi" isimli 45'lik gayet iyi gösteriyordu. Bu plaðýn A yüzünde Erkin Koray, Orhan Gencebay'ýn parçasýný Heavy Metal'e yakýn bir sertlikte yorumlamýþtý. Fakat ne yazýk ki yaþadýðý ülkenin plak yapýmcýlarýnýn underground müzik anlayýþýna pek de sýcak bakmamalarý nedeniyle bu grupla baþka plak yapamadý. TER grubu da daðýldýktan sonra 45'lik çýkarmadýðý "STOP!" isimli bir grup kuran Erkin Koray, daha sonra tamamen kendi adýna çalýþmalara giriþti. Bunlardan ilki, enfes bir psychedelic rock þaheseri olan "Mesafeler" isimli parçadýr. Bu çalýþmadan sonra Erkin Koray uzun süreliðine yurtdýþýna gitti. Yurtdýþýndan döndükten sonra doðu etkilenimli çalýþmalarýna yer vermeye baþladý. Bunlardan en önemlileri, hemen hemen bütün Türkiye'nin çok iyi bildiði "Þaþkýn", "Arap Saçý", "Fesuphanallah" gibi çalýþmalardýr. Bu dönemde bu tarz çalýþmalara aðýrlýk vermesinin yanýnda "Krallar", "Hadi Hadi Oradan" gibi rock çalýþmalarý, hatta baþlý baþýna rock parçalarýndan oluþan "Elektronik Türküler" adýnda bir tane de LP yapan Koray, 1974-1977 yýllarý arasýný böyle geçirdi. 1977 yýlýnda,70'lerde Türkiye'de kurduðu son rock grubu olan "Erkin Koray Tutkusu" isimli grubunu kurup, bu grupla ayný adý taþýyan bir rock LP'si çýkarttýktan sonra uzun süreler ortadan kayboldu Erkin Koray. Uzun bir süre yurtdýþýnda yaþamak üzere Koray'ýn Türkiye'yi terk etmesinin birçok nedeni vardý. Bunun en önemli nedeni, 70'lerin ikinci yarýsýnda Türkiye'de cereyan etmiþ politik gerginlikler ve bu gerginliklerin ülkeyi müzik yapýlamayacak hale getirmesiydi.
      Yurtdýþýndan döndükten sonra uzun bir süre tamamen solo çalýþmalar yapan Erkin Koray'ýn bu dönemdeki en ünlü çalýþmasý þüphesiz "Çöpçüler"dir. Devlerin Nefesi isimli son albümünü Haziran 1999'da çýkaran Erkin Koray, þu an Ýzmir'de yaþamaktadýr....